Bastırılmış Özgüvensizlik

Özgüven, kişinin kendisine duyduğu güven duygusu olarak tanımlanabilir. Kişinin kendini tanıması sürecinde, bir eylemi başarı ile tamamlayacağına karşı geliştirdiği davranış, tutum ve düşüncelerin tamamı özgüvenin kendisini oluşturur. Özgüvenin varlığı bireyin mutluluğu ve hayatının daha kararlı geçebilmesi için önem arz etmektedir.

Özgüven problemi yaşayan bireylere bakacak olursak, yaşam öykülerinde ailevi problemleri görebilmekteyiz. Sürekli kavga eden ebeveynlere sahip olmak, çocuğun gelişimi açısından negatif sonuçlar yaratabilmektedir. Boşanmış ancak boşanma sürecini ve sonrasını düzgün yönetemeyen ebeveynlerin davranışları çocukları üzerinde olumsuz etki yaratabilmektedir. Aile konusunu ele almışken yakın aile ilişkilerine sahip olan bir ailede büyüyen çocuk, büyük ailenin diğer fertlerinin arasında yaşanan gerilimden de oldukça etkilenebilir. Bu cümlemi bir örnek ile açmak istiyorum; “Amca, hala, dayı veya teyzenin çocuğu sert bir şekilde eleştirmesi, baskıcı tutum izlemesi ya da büyük ailenin içinde yaşanan gerilim, çatışma ortamlarının varlığı çocuğun gelişimini negatif yönde etkiler.”

Değinmemiz gereken bir diğer konu ise; “Sen yapamazsın.”, “Başarısız olacaksın.” ana fikrine sahip konuşmalarda dinleyici tarafta olan kişi eksik olduğuna ve mevcut konu hakkında yeterli donanıma sahip olmadığına inanmaya başlar. Getirilen eleştirilerde başarısızlığa sebep olacak etkenlerin dinleyiciye aktarılmaması, sebepleri açıklanmadan yapılan sert eleştiriler kişinin pes etmesine ve eylemsiz kalmasına sebep olabilir.

Arkadaş çevresi, akademik yaşam, iş yaşamı kişinin kendisini algılaması yönünde etkiye sahiptir. Toplumdan alınan olumsuz dönütler, varlığın onaylanmaması, yapıcı olmayan eleştiriler, kişinin kendisine olan güvenini sarsmaya başlar. Kişi her ne kadar donanımlı da olsa aldığı yıkıcı eleştirilerden dolayı başarısızlığı kabullenici tutumlar sergilemeye başlayabilir. Bu nedenle kişi harekete geçmekte zorlanır ve hatta yolun başında pes edebilir.

Özgüvenin gelişmesini engelleyen bir unsur da toplumun kişiden neler beklediği üzerinedir. Toplumun beklentilerini karşılamakta yetersiz kalan kişi, toplumdan aldığı olumsuz dönütün şiddetine bağlı olarak yetersizlik düşüncesi ile baş etmeye başlayacaktır. Bunun bir sonucu olarak da beklentiyi sağlamaya yönelik çaba harcamaktan kaçınan tepkiler gösterecektir.

Özgüvensizliğe yol açan bazı faktörlere değindik. Bu faktörler kişiden kişiye farklı sonuçlara yol açabileceğini de söyleyebiliriz. Kişilerin psikolojik bağışıklığı diğer insanlara göre değişkenlik gösterir. Aynı durum içinde bulunmak farklı kişilerde farklı sonuçlara yol açabilir.

Özgüvensizliğin sonuçlarına da değinecek olursak; özgüven problemi yaşayan bireyler, çevrelerindeki diğer insanlar tarafından yönlendirilmeye daha açık hale gelirler. Sorumluluk gerektirecek işleri yapmaktan kaçınabilirler çünkü sorumluluk almak kişiye bir yükümlülük getirecektir, bu yükümlülüğü de yerine getiremeyeceğine inanır. Tüm bunların sonucu olarak art arda gelen başarısızlıklar, çevredeki insanların hoşnutsuz geribildirimleri ve bu döngünün tekrar etmesi özgüvensizliğin pekişmesine neden olur. Pekişmiş özgüvensizlik de, kişinin kendi potansiyelini olduğundan daha az algılamasına ve çabucak pes etmesine sebebiyet verecek davranışlar geliştirmesine sebep olur.

Buna Göz Atın  Sporda Tutkunluk

Özgüvensizlikten bahsettikten sonra, özgüven eksikliği yaşayan kişinin konuya bulduğu çözümlerden birisi de özgüvensizliğini bastırmasıdır. Özgüvensizliğini bastırma statejisini tercih etmiş kişi, kendisini eksik gördüğü alanlarda bir anda potansiyelinden de fazla bir biçimde yeterli görmeye, çevresindeki insanlara öyleymişçesine açıklamaya çalışır. Kişinin bir konu hakkında başarısızlık yaşamayacağına inanması, insanlara karşı potansiyelinin daha üstündeki bir kişiymiş gibi davranması bastırılmış özgüvensizliğin bir sonucudur. Sürekli olarak başarılı olacağına inanır. İnsanlardan eleştiri almaya karşın derin bir tahammülsüzlük hisseder. Çevresinden kendisini övecek, başarılı olduğuna yönelik geribildirimler almak ister. Kısacası bastırılmış özgüvensizlik, narsisizmin kapılarını aralar.

Bastırılmış özgüvensizlik, özgüven eksikliğinin bir sonucu olarak, kişinin kendi potansiyelini gereksiz bir biçimde abartmasına ve eleştirilere tahammülsüzlükle devam eden bir problemdir. Kişinin iç dünyasındaki yetersizlik duygusu ile baş edebilmek için seçtiği bu strateji en az özgüvensizlik kadar tehlike arz edecektir.

Bastırılmış özgüvensizlik konusunu Alfred Adler’in ortaya koyduğu kavramlar özelinde değerlendirecek olursak; kişinin bazı yönlerden kendisini diğer insanlardan daha aşağıda konumlandırması ile aşağılık duygusu oluşur. Kişi aşağılık duygusunun kendisinde yarattığı etkileri azaltabilmek amacıyla üstünlük çabasına girer. Kontrol edilemeyen üstünlük çabası ise üstünlük kompleksine sebep olur. Bu kavramlar ışığında özgüvensizliğin bastırılmasını değerlendirecek olursak, kişi özgüvensizliğin yarattığı sonuçlardan ve sorunlardan korunabilmek amacıyla kendisini aşırı derecede yüceltmeye, potansiyelinin diğer insanlara göre fazla olduğunu iddia etmeye başlar.

  • Ar, Ali & Avcu, Ramazan & Iklar, Abdullah. (2010). Analyzing undergraduate students’self confidence levels in terms of some variables. Procedia – Social and Behavioral Sciences. 5. 1205-1209. 10.1016/j.sbspro.2010.07.262.
  • Axelrod, Ruth H.. (2017). Leadership and Self-Confidence. 10.1007/978-3-319-31036-7_17.
  • Kabir, Syed Muhammad. (2019). Inferiority Complex, Anxiety, and Self-esteem of Madrasa Students. 4-5. 149-161.
Mersin Üniversitesi-Psikoloji Bölümü'nden 2020 yılında mezun oldum.
Yazı oluşturuldu 50

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön