Sporda Tutkunluk

Bu yazı Süleyman Güzel tarafından yazılmıştır.

Tarihsel süreçte insanı,insan davranışlarını ve zihinsel süreçleri anlama ve açıklama çabası içerisine giren,bu kapsamda gelişme ve değişme içinde olan psikoloji bilimi günümüze değin pek çok alt dala sahip olmuş ve bu alt dallarda birtakım araştırmalar yürütülmüştür.Klinik psikoloji,sosyal psikoloji,gelişim psikolojisi,endüstri ve örgüt psikolojisi gibi köklü geçmişe sahip alt alanların yanı sıra “Spor Psikolojisi” gibi yakın geçmişe dayanan alt alanlar da mevcuttur.

Globalleşen çağda özellikle spora olan maddi ve manevi yatırımlar artmış bu kapsamda yatırımların bu denli yoğun olduğu spor alanının psikoloji bilimi ile harmanlanması kaçınılmaz olmuştur.Ayrıca spor sektörü özellikle günümüzde pek çok kişiyi yakından ilgilendiren bir endüstri alanına dönüşmüş ve yatırımların bu denli yüksek olduğu bu sektöre gelecek zararı en aza indirgemek için çeşitli çalışmalar yapılmıştır.

İlk olarak spor kavramını tanımlamak gerekirse spor,belli kurallar çerçevesinde bedensel ve zihinsel gelişimi destekleyecek etkinliklerin bütünüdür.Ayrıca insanları stresten uzak tutarak keyifli anlar yaşamalarına ve mutlu olmalarına olanak sağlamaktadır (Yücel,Atalay,Gürkan,2015).Literatürde bu konuda yapılan çalışmalara baktığımızda “Spor, her ne kadar, daha hızlıya, daha güçlüye, daha yükseğe ulaşmak için yapılan bir mücadele ise de, aynı zamanda evrensel ilke ve kurallarla gerçekleşen bir oyun, yarış ve eğlencedir. İdeal anlamda spor, yarışma ve rakip olmanın yanı sıra sevgi,barış ve kardeşliktir”(Özsoy,2013,akt. Yücel,Atalay,Gürkan,2015,s.72) şeklinde tanımlamalar karşımıza çıkmaktadır.Buradan hareketle spor psikolojisine değinirsek :

Spor psikolojisinin Türkiye’deki gelişimine baktığımızda spor bilimlerindeki gelişmelere paralel olduğunu ve hızla gelişen spor sektörüyle birlikte literatürde yer edindiğini söylemek mümkündür(Bayar,2010).Genel anlamıyla spor psikolojisini açıklamak gerekirse bilimsel ilkelere bağlı kalarak sporcuların,antrenörlerin ve onların yakın çevresinin duygu ,düşünce ve davranışlarını neden-sonuç bağlamında inceleyerek özellikle sporcu ve antrenör nezdinde maksimum performans elde etmeyi hedefleyen bilim dalıdır.Ayrıca Görgülü(2018)’e göre “Spor ve egzersiz psikolojisi, spor ve egzersiz ile ilgili ortamlardaki davranışların çeşitli boyutlarını konu edinen ve bu konuları inceleyen bilimsel ve mesleki bir bilgi akışıdır”(Görgülü,2018,s.167).Bunun yanında spor psikolojisi iyi performansın önündeki engelleri gidermeye ve iyi performansı yordayan ve kolaylaştıran etkenlerin incelenmesine ve onlara süreklilik kazandırılmasına olanak sağlar(Bayköse ve ark,2017).

Tutkunluk

Spor psikolojisi literatüründe motivasyon,performans, egzersiz,uyarılmışlık,öğrenme gibi konuların yanı sıra “Tutkunluk”konusu da karşımıza çıkmaktadır.Spor ortamında kişi farklı olaylara farklı durumlara sempati besleyebilir ve daha çok hoşlanabilir.Bu kapsamda “Tutkunluk”kavramını tanımlayacak olursak kişinin hoşlandığı,önem atfettiği,değer verdiği ve yapmaktan zevk aldığı aktivitelere olan şiddetli ve güçlü eğilim şeklinde ifade edilmektedir(Kelecek,Aşçı,2013).Ayrıca “Tutkunluk kavramı, Vallerand ve diğ. (2003) tarafından bireyin hoşlandığı (hatta sevdiği), önemli bulduğu, zaman ve enerji harcadığı aktiviteye olan güçlü eğilim olarak tanımlanmış ve bireylerin yapmakta oldukları aktiviteye devam etmeleri için önemli bir neden olduğu savunulmuştur”(Kelecek ve ark.,2015,s.11) şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

Tutkunluk Türleri

Günümüzde farklı kişilerin spora katılım nedenleri de farklı olabilmektedir.Kimi insanlar sporun bir motivasyon kaynağı olduğunu düşünerek spora katılım sağlamakta kimi insanlar ise bazı içsel ve dışsal etkilere maruz kalarak spor ortamına giriş yapmaktadırlar.Kişilerin sahip olduğu bu farklı etkiler ve motivasyon kaynakları,Sporda Tutkunluk konusunda iki farklı tutkunluk türünün olduğunu gözler önüne sermiştir.Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere tutkunluk kavramı kişinin önemli ve değerli bulduğu ve yapmaktan hoşlandığı şeylere olan eğilimi şeklinde ifade edilirken bu eğilim tutkunluk konusunda iki farklı yaklaşımı barındırmaktadır.Bu iki tutkunluk türü “Uyumlu Tutkunluk”ve “Takıntılı Tutkunluk”tur.

Uyumlu Tutkunluk

İlk olarak uyumlu tutkunluktan bahsetmek gerekirse uyumlu tutkunluk,yapılan eylemi daha çok içsel nedenlere atfederek yapmayı öngörür.Yani eyleme yönelik görüşlerin daha kişisel bir boyutta ele alınması tutkunluğun uyumlu boyutuna örnektir.

Çepikkurt ve ark.(2018)’e göre kişinin spora karşı ortaya koyduğu içsel ve dışsal motivasyon ile birlikte uyumlu ve takıntılı adı altında iki tutku türü ortaya çıkmaktadır ayrıca uyumlu tutkunluk bir aktivitiye karşı kişinin hür iradesine dayanan eğilim türü olarak ifade edilirken kişi bu eğilimi oldukça içselleştirmektedir(Çepikkurt,Kaplan,Kurtulget,2018).Bu kapsamda yapılan bir diğer çalışmaya baktığımızda “Vallerand ve diğ. (2003) tutkunluk kavramını uyumlu tutkunluk ve takıntılı tutkunluk olmak üzere iki alt boyutta incelemişlerdir. İki Boyutlu Tutkunluk Modeli’nde (Vallerand ve diğ., 2003) uyumlu tutkunluk, aktivitenin otonom olarak içselleştirilmesini, aktiviteye katılımın güdüsel güç ile ve hiçbir dış etki olmaksızın özgürce seçilmesini kapsamaktadır”(Vallerand ve ark.2003,akt.Kelecek ve ark.,2015,s.11) şeklinde karşımıza çıkmaktadır.Yani uyumlu tutkunlukta bireyin kendi hür iradesine dayanan eylemlerin kişiyi daha ılımlı ,esnek ve mutlu kılmaktadır.

Örneğin,kişinin bir oyuna ya da spora katılımından sonra “Bu oyunu oynarım çünkü bu oyun tam istediğim gibi” veya “Bu sporu yaparım çünkü bu sayede kendimi zinde hissediyorum ve daha çok odaklanabiliyorum” şeklinde argüman üretip spora karşı beslenilen duyguyu ifade eden tutkunluk türü”Uyumlu Tutkunluk” olarak ifade edilir.

Takıntılı Tutkunluk

Sporda tutkunluk konusunda literatürde bulunan bir diğer alt boyut ise “Takıntılı Tutkunluk” boyutudur.Daha önce ifade edildiği üzere kişilerin,spora katılım nedenleri farklılık gösterebilmektedir.Kimi insanlar kendi hür iradelerine dayanan seçimler yaparak içsel motivasyonu yüceltir ve spor ortamlarına eğilim gösterirken, kimi insanlar ise kendi hür iradesine dayanmayan daha çok sosyal ortamların ve algılanan açık ve örtük baskının neticesinde spora katılım göstermektedirler.Bu kapsamda devreye “Takıntılı Tutkunluk”kavramı girer.

Takıntılı tutkunluk alt boyutu,Uyumlu tutkunluk alt boyutundan farklı olarak daha çok negatif olgularla birlikte ortaya çıkmakta,ayrıca davranışın ve düşüncenin kontrollü olarak içselleştirilmesi ile gerçekleşmektedir.

Çepikkurt ve ark.(2018) yaptığı bir araştırmaya göre takıntılı yani saplantılı tutkunluk kavramı,negatif olguların, davranışı ve olumsuz olayları yordadığını ; bunun yanında bu negatif olguların kişide tükenmişlik meydana getirdiğini ortaya koymuştur(Vallerand ve ark.2003,akt.Çepikkurt ve ark.,2018).Nitekim takıntılı tutkunlukta kişi aktiviteye katılımı dışsal bir baskı neticesinde içselleştirmekte ve harekete geçmektedir.Sosyal kabul alma, toplum tarafından saygı görme ,olumlu beden algısı gibi dışsal etkilerin varlığı kişinin suçluluk,utanç,üzüntü,hayal kırıklığı gibi olumsuz duyguları yaşamasına neden olmakta ayrıca kişinin katı yönelimli ve kaygılı bir imaj yaratmasına sebebiyet vermektedir(Kelecek,Aşçı,2013).

Spor Psikolojisi, Sporda Tutkunluk
Sporda Tutkunluk

Literatürde uyumlu ve takıntılı tutkunluk alt boyutlarını birlikte değerlendiren çalışmalara batığımızda “Aktiviteye karşı uyumlu tutkunluk geliştiren bireyler aktivite sırasında ilgili konuda daha dikkatli, daha ılımlı ve daha esnektirler. Bunun aksine aktiviteye karşı takıntılı tutkun olan bireyler ise, aktiviteye katılımda baskı ve zorunluluk, katılmamada suçluluk ve utanç gibi duyguları taşırlar (Donahue ve diğ., 2009,akt.Kelecek ve ark.2015,s.11) olarak karşımıza çıkmaktadır.

Buna Göz Atın  Egzersiz Davranış Kuram ve Modelleri

Örneğin, kilolu bir kişinin toplumda daha çok saygı görmek için,kilosuyla alay eden kişiler yüzünden bir baskı algılaması,dolayısıyla meydana gelen utanç ve üzüntü duygusunu bastırmak ve bu duyguların üstesinden gelmek için spora yönelmesi ve bu durumu içselleştirmesi “Takıntılı” bir diğer tabirle “Saplantılı” tutkunluk adı altında değerlendirilebilir.

Tutkunluk ve Doyum

Literatür incelendiğinde tutkunluk kavramının pek çok kavramı yordadığı ve bu kavramlarla korelasyon içinde olduğu görülmektedir.Bu kavramlardan bazıları da iş doyumu ve yaşam doyumudur.

İlk olarak iş doyumu kavramını açıklamak gerekirse iş doyumu,kişinin bulunduğu işten aldığı haz ve mutluluk boyutuna bağlı olarak kendisini işe adaması ve bulunduğu ortamı yadırgamamasıdır.Kişinin aldığı iş doyumu çevresiyle olan ilişkilerini düzenlerken ,kişinin sahip olduğu tutkunluk derecesini de optimum seviyeye taşımaktadır(Kelecek ve ark.,2015)

Tutkunluk kavramının yordayıcısı olan bir diğer kavram ise yaşam doyumu kavramıdır.Bu kavramı açıklamak gerekirse kişinin genel anlamda hayatından memnuniyet derecesi ve bu memnuniyet derecesinin çevresiyle olan ilişkilerini idame ettirmedeki rolü olarak nitelendirilebilir.

Literatürde bu konuda yapılan tanımlamalara baktığımızda “Yaşam doyumu kişinin hayattan beklentileri, istekleri ve amaçlarının ne kadarına ulaşıp ulaşmadığına dair değerlendirme yapmasıdır ve bireyin hayatının tüm alanlarını kapsamaktadır” (Şahin, 2008; Vara, 1999,akt.Tel,Sarı,2016,s.293) şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

Yukarıda tanımları verilen yaşam doyumu ve iş doyumu kavramları,”Tutkunluk” kavramıyla yakından ilişkili olup aralarında korelasyon bulunmaktadır.Genel manada yaşam doyumu,iş doyumu ve tutkunluk kavramlarının arasındaki ilişkiyi ve var olan aracı rolü incelemek üzere literatürde pek çok çalışma bulunmaktadır.Bunlardan biri de Kelecek ve ark.(2015)’nın yaptığı araştırmadır.

Bu çalışmada Fitness liderlerinin tutkunluk düzeyini belirlemek ayrıca yaşam doyumu ve iş doyumu ile olan ilişkiyi saptamak adına bir araştırma yapılmış ve bu kapsamda Korelasyon analizi ve Regresyon analizi uygulanmıştır. (Kelecek ve ark.,2015,s.13).

Uyumlu tutkunluk ve takıntılı tutkunluk ile içsel iş doyumu ,dışsal iş doyumu,genel iş doyumu ve yaşam doyumu arasında pozitif yönde ilişki olduğu görülmektedir(Kelecek ve ark.,2015).

Uyumlu tutkunluk ile iş doyumu alt boyutları arasındaki korelasyon 0.39 ile 0.60 arasında değişkenlik göstermektedir ayrıca Takıntılı tutkunluk ile iş doyumu alt boyutları arasındaki korelasyonun ise 0.47 ile 0.61 arasında değişim gösterdiği görülmektedir(Kelecek ve ark.,2015).

Buradan hareketle belirtilmelidir ki tutkunluk düzeyi ile yaşam doyumu ve iş doyumu kavramları,biribirini yordayan değişkenlerdir.

Fitness liderlerinin tutkunluk düzeyinin, iş doyumu ve yaşam doyumu konusundaki rolünü saptamak amacıyla regresyon analizi uygulanmıştır. Kelecek ve ark.,2015,s.13).

Tutkunluk kavramının iş doyumu ve yaşam doyumu konularında yordayıcı olduğu ve bu konularla arasında korelasyon bulunduğu görülmektedir.Buradan hareketle çıkarılacak sonuç uyumlu tutkunluk düzeyi arttıkça kişinin iş doyumundan ve yaşam doyumundan elde edeceği sonuçların olumlu yönde seyredeceği,takıntılı tutkunluk düzeyi arttıkça kişinin iş doyumundan ve yaşam doyumdan elde edeceği sonuçların negatif yönde seyredeceğidir.

Tutkunluk ve Benlik Saygısı

Daha önce ifade ettiğimiz gibi “Tutkunluk” kavramı özellikle spor alanında çok önemli bir kavram olmakla birlikte pek çok kavramla aralarında ilişki bulunmaktadır.İş doyumu ve yaşam doyumunun yanı sıra benlik saygısı kavramı ile de yakından ilişkilidir ve bu konuda literatürde pek çok çalışma mevcuttur.Özellikle ergenlik döneminde spora katılımın ve tutkunluğun benlik saygısıyla yakından ilişkili olduğu görülmüştür.

İlk olarak benlik ve benlik saygısı kavramını tanımlamak gerekirse benlik, kişiliği etkileyen en önemli faktörlerden bir tanesi olmakla birlikte kendimizi nasıl gördüğümüzü, ne kadar onayladığımızı ,fikirlerimizi,kanılarımızı yansıtır.Ayrıca benlik kavramı, bireyin kendi kimliğinin bilinciyle hareket etmesidir(İkizler ve Karagözoğlu , 1997 , akt. Gün , 2006).

Benlik saygısı ise “ kişinin kendisini benimseyip değer vermesi, kendisine güven ve saygı duyması, kişinin kendini değerlendirmesi sonucunda ulaştığı benlik kavramını onaylamasından doğan beğeni durumudur”(Gün, 2006, s.19) şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Benlik saygısının özellikle insanın ergenlik çağında çok önemli bir yeri vardır ve ergenlikte özellikle spora katılımda tutkunluk konusunda önemli bir yere sahiptir(Yörükoğlu , 1988 , akt.Gün, 2006).

Literatürde benlik saygısının tutkunluk kavramına etkileri incelenmiştir.Örneğin Schumaker ve arkadaşları(1986) yılında, 40 erkek, 45 kadın toplam 85 lise öğrencisi üzerinde Coopersmith Benlik Saygısı Ölçeği kullanarak yaptığı araştırmada, spora katılımın ve benlik saygısının tutkunluk kavramına etkisini araştırmışlardır. Araştırma sonucunda, spor yapmanın, spor yapmamaya göre benlik kavramı ve tutkunluk üzerinde anlamlı fark (t=-2.28, p< 0.005) bulmuşlardır(Jack,Linwood ve Jacey,1986 ,akt.Yürük , 2015).

Kaynaklar ve İleri Okumalar

  1. Bayar,P.(2010).Türkiye’de Spor Psikolojisinin Gelişimi.Sportmetre Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi, 2010, VIII (4) 131-136.
  2. Bayköse,N.,Yavuz.C.S.,Keskin,P.,Kılınç,M.(2017). Sporcularda Benlik Saygısı ve Tutkunluğun Psikolojik Sağlamlığı Yordama da ki Rolü: Bir Yapısal Eşitlik Modeli Uygulaması.Uluslararası Spor Egzersiz ve Antrenman Bilimi Dergisi.Cilt: 3, Sayı: 4, 169– 177, (2017)
  3. Çepikkurt,F.,Kurtulget,E.,Kaplan,G.(2018).Basketbolcularda Tutkunluk ve Zihinsel Dayanıklılığın Tükenmişliği Belirlemedeki Rolü. Türkiye Spor Bilimleri Dergisi 2018; 2(2);82-91
  4. Görgülü,R.(2018). Spor ve Egzersiz Psikolojisinde Kariyer Basamakları, Güçlükler ve Tehlikeler: Birleşik Krallık ’tan Model Uygulamalar.Spor Bilimleri Araştırmaları Dergisi. 3(1), 164-178.
  5. Gün,E.(2006). Spor Yapanlarda ve Spor Yapmayan Ergenlerde Benlik Saygısı.Yüksek Lisans Tezi,Çukurova Üniversitesi,Adana.
  6. Kelecek,S.,Altıntaş,A,,Kara,F.M., Aşçı,H.F.(2015). Fitness Liderlerinin İş ve Yaşam Doyumunun Belirlenmesinde Tutkunluğun Rolü: Ankara İli Örneği. Spor Bilimleri Dergisi. 2015, 26 (1), 9–17.Ankara
  7. Kelecek,S.,Aşçı,H.F.(2013).Tutkunluk Ölçeği”nin Üniversite Sporcuları İçin Geçerlilik ve Güvenilirlik Çalışması.Spor Bilimleri Bölümü, Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Ankara.Türkiye Klinikleri J Sports Sci. 2013;5(2):80-5
  8. Tel,D.F.,Sarı,T.(2016).Üniversite Öğrencilerinde Öz Duyarlılık ve Yaşam Doyumu. Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi.16 (1), 292-304.Bolu.
  9. Yücel,S.A.,Atalay,A.,Gürkan,A.(2015).Sporda Şiddet ve Saldırganlığı Etkileyen Unsurlar.Uluslararası Hakemli Psikiyatri ve Psikoloji Araştırmaları Dergisi. 2015 :Cilt: 2, Sayı: 2.
  10. Yürük-Bal,E.(2015). Spor Yapmanın Ergenlerin Benlik saygısı ve Öz Yeterliliklerine Etkisi.Yayınlanmış Yüksek Lisans Tezi,Mersin Üniversitesi,Mersin.
Mersin Üniversitesi-Psikoloji Bölümü'nden 2020 yılında mezun oldum.
Yazı oluşturuldu 50

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön